Seramik – Atölyesi Notları

by Defne

seramik1 seramik1

Yeni hobim seramiği sizlerle de paylaşmak istedim ki ön yargılarımızdan kurtulalım…
Nedense şöyle bir kanı vardır, seramik, resim vb. kurslara emekli olunca, ne yapsam ne yapsam diye kara kara düşünen kadınlar gider! Bunun sebebi nedir bilmiyorum ama ülkemizde herhangi bir sanatı icra etmeye yönelik ilgi azdır. Sorsanız sanattan, estetikten herkes pek ala anlar ama ortaya bir şey çıkarmaya gelince iş orda durmak gerekir. İlkokul yıllarında resim dersleri eğlenceden ziyade işkence olur, tüm aile elbirliğiyle ödevleri görev bilinciyle yaparlar.
Neyse gelelim benim seramik macerama. Henüz emekli olmaya çok uzak olmama rağmen bir süredir heykel kursu araştırıyordum. Telefonda görüştüğüm atölyelerin her biri ayrı ayrı ilginçti. Çoğu heykele ilgi yok gelin siz resim yapın, ahşap boyayın, seramik yapın dediler. Birçok kişi gibi ben de önce burun kıvırdım ön yargılarım yüzünden. Sonra internette araştırmalarıma devam ederken atölye çamurdan (www.atolyecamurdan.com) ile ilgili birkaç güzel yoruma rastladım, baktım evime de çok yakın bir gidip görüşeyim ortamı göreyim dedim ve atölye çamurdan ile tanışmam böyle oldu. Ben heykel yapmak istiyorum amaaa dediğimde, seramikten de heykeller yapabilirsin tabi ki temel kuralları öğrenip birkaç kap kaçak yaptıktan sonra dediler 🙂 peki dedim ve 4 ay kadar önce kolları sıvadım. Seramik ile ilgili aslında hiçbir şey bilmediğimi de böylece anlamış oldum.
Dersin ilk gününde çamur çeşitlerinden, seramikten, porselenden, dünyanın hangi coğrafi bölgelerinde ne tip çamurlar olduğundan, ne tip kimyasallar kullanıldığından bahsettik. Ve benim için yoğrulup hazırlanmış kırmızı çamur topları ile temel formları çalışmaya başladık. İlk kullandığımız teknik ‘çimdik’ metodu oldu. Sonraki derslerde kendi kullanacağım çamuru kendi başıma hazırlamam beklendiği için yoğurma tekniği üzerinde çalıştık. Oldukça külfetli olan bu işlemde hala zorlanıyorum ama en azından içinde hava kalmayan ve sonra fırınlanırken patlamayan ürünler yapabiliyorum. İlerleyen derslerde kapalı hacimleri nasıl yapabileceğimiz üzerinde çalıştık. ‘Balon’ metodu ile birkaç ürün de yaptıktan sonra ‘sucuk’ metoduna geçtik. Bir sonraki aşama kırmızı çamurdan beyaz çamura terfi etmek oldu. Beyaz çamur ile ‘yassı sucuk’ metodu ve son olarak da ‘plaka’ metoduna geçtik. Şimdi yeni pişmiş boyanmayı bekleyen bir vazom, kurumayı bekleyen iki plakam ve bir tabağım var. Ve eğer hafta sonunda gidebilirsem yapmayı planladığım yeni bir ürün…
Bu arada her hafta yaptığım ürünlerin en az bir hafta kurumada beklemesi ve ardından fırınlanması gerekiyordu. Fırınlanması biten ürünlerin nasıl boyanacağını yani ‘sırlama’ tekniğini de öğrendim, zor ama oldukça zevkli bir iş. Boyama yaptığın renk piştiğinde değişeceği için de sürprizlerle dolu.
Bir ürünün ortaya çıkması öyle uzun bir süreç ki, sırlamadan sonra da ürünün bir müddet beklemesi ve kuruması ardından da tekrar fırınlanması gerekiyor. Sonuç olarak ortaya çıkan ilk ürünlerim heykel olmaktan henüz çok uzaklar 🙂 Ama yine de insan kendi el emeğinin sonucunu aldığında mutlu oluyor.

İşten sonra stres atmak ve kafa dağıtmak için birebir, ben ilgi duyan duymayan herkese tavsiye ederim

seramik1

 

Defne

Benzer

Yorum yaz